25 Mart 2021

Aile İçi Şiddet ve Koruyucu Önleyici Hizmetler

ile admin

İçindekiler

AİLE İÇİ ŞİDDET VE KORUYUCU ÖNLEYİCİ HİZMETLER 2

1. ŞİDDET NEDİR? 2

2. AİLE İÇİ ŞİDDET NEDİR? 2

3. ŞİDDET TÜRLERİ NELERDİR? 2

3.1 Fiziksel Şiddet 2

3.2 Psikolojik Şiddet 2

3.3 Cinsel Şiddet 3

3.4 Ekonomik Şiddet 3

3.5 Tek Taraflı Israrlı Takip 3

4. GÜNCEL YASAL DÜZENLEMELER 3

4.1 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 3

4.1.1. Kanunun Amaç ve Kapsamı 3

4.2 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri 5

Güncelleme* 7

Başvurular 8

AİLE İÇİ ŞİDDET VE KORUYUCU ÖNLEYİCİ HİZMETLER

1. ŞİDDET NEDİR?

Şiddet, bireyin ilişkilerinde psikolojik, fiziksel, ekonomik veya cinsel yönden zorluk çekmesi, zarar görmesi ile sonuçlanan ya da muhtemelen zararlar doğuracak hareketlerdir. Her türlü psikolojik, sözlü, cinsel, fiziksel veya ekonomik tutum ve davranışı içeren şiddet, bireyin özgürlüğünü kısıtlayıcı baskı ve tehditler aracılığı ile gösterilmektedir. Genellikle döngüsel bir oluşum içerisinde olan şiddetin tekrarlanabileceği bilgisi alınabilecek erken önlemler sayesinde şiddetin engellenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. 

2. AİLE İÇİ ŞİDDET NEDİR?

Şiddet uygulayan kişi ile aynı ev paylaşılmasa dahi, uygulanan kişiye, çocuklarına ya da akrabalarına yönelik; aile mensubu kişiler tarafından, aynı evde yaşanılmasa bile, bireye ve/veya çocuklarına yönelik; aynı/ayrı evlerde yaşanılıyor olması fark etmeksizin bireyin eşi ya da boşanmış olduğu eşinin, bireye ve/veya çocuklarına yönelik; psikolojik, cinsel, ekonomik veya fiziksel her türlü tehdit ve baskı içerikli ve tüm bu açılardan bireyin zarar görmesine ya da acı çekmesine neden olabilecek her türlü tutum ve davranıştır. Bu şiddet davranışları yalnızca ev içinde değil, toplumsal her alanda da meydana gelebilir (Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele El Kitabı, tarih yok).

3. ŞİDDET TÜRLERİ NELERDİR?

3.1 Fiziksel Şiddet

Dövme, tokat atma, saçını çekme, tekmeleme, yakma, hırpalama, kolunu bükme, sakat bırakma, vücudunda sigara söndürme, kesici/vurucu alet yardımıyla vücutta yaralama/iz bırakma, sağlık açısından uygun olmayan koşullarda bırakma, sağlık hizmetlerinden faydalanılmasına engel olmak suretiyle bedensel zarar verme ve tüm bunlara yol açabilecek eylemlerde bulunma fiziksel şiddettir.

3.2 Psikolojik Şiddet

Devamlı eleştirme, sevgi göstermeme, reddetme, kıskançlık, aşağılama, üzerinde hakimiyet kurmaya çalışma, tehdit etme, başkalarıyla kıyaslama, kişinin kendisini geliştirmesine mani olma, eve kapatma, çocuklarından uzaklaştırma, arkadaşlarıyla görüştürmeme, kısıtlama gibi davranışlar psikolojik şiddete örnektir.

3.3 Cinsel Şiddet 

Bireye yönelik istenmeyen cinsel davranışlarda bulunma, birlikteliğe zorlama ve saldırı gibi eylemler cinsel şiddettir.

3.4 Ekonomik Şiddet

Ekonomik şiddet kişinin parasını yönetmeye çalışma, kişinin maddi kazanç sağlamasına müsaade etmeme, parasına el koyma, para vermeme/kısıtlı para verme, mallarını veya maddi gelirlerine el koyma, istemediği halde zorla çalıştırma, aileyi/birlikteliği ilgilendiren maddi konularda bireyin fikrini almama/tek başına karar verme, aileyi/birlikteliği ilgilendiren tasarruf, gelir, gider gibi konularda kişiyi bilgilendirmeme olarak örneklendirilebilir.

3.5 Tek Taraflı Israrlı Takip

Kişi istemediği halde; ısrarlı telefon araması yapma, takip etme, kişinin okulunda, iş yerinde ya da bulunabileceği yerlerde sürekli olarak onu bekleme, devamlı iletişim kurmaya çalışma, sosyal medya aracılığı ile rahatsız etme, kişi hakkında sosyal medya üzerinden asılsız iddialarda bulunma, manipülatif davranışlar sergileme, sebepsiz yere karşısına çıkma gibi davranışlar tek taraflı ısrarlı takibe girer (Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele El Kitabı, tarih yok).

4. GÜNCEL YASAL DÜZENLEMELER

4.1 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

08.03.2012 tarihinde kabul edilen Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile 14.01.1998 tarihinde kabul edilmiş olan 4230 sayılı Ailenin Korunmasına Daire Kanun yürürlükten çıkarılmıştır. Böylece aile içi şiddet alanında daha kapsamlı bir yasa getirmek amaçlanmıştır. 

4.1.1. Kanunun Amaç ve Kapsamı 

Yasanın amacı şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi içinde bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrar mağduru kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir (Md. 1).

Şiddete uğrayan/uğrama tehlikesi içerisinde olan bireyler ve şiddet uygulayan/uygulama tehlikesi içerisinde bulunan bireylere yönelik tedbirlerin yer aldığı kanunda alınacak tedbirler ilk defasında ise en fazla altı ay için verilebilir. Ancak tehlikenin devam edeceği anlaşıldıysa, tedbir kararının yenilenmesi için tekrar başvurulabilir.

Kanunun hazırlanması aşamasında insan haklarına ilişkin ülkemizin de tarafları arasında bulunduğu uluslararası belgeler esas alınmıştır. 1979 yılında kabul edilen ve Türkiye tarafından 1985 yılında imzalanan CEDAW (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Komisyonu) bu belgelerden biridir.

Kanunun getirdiği değişikliklerden biri de aile mahkemesine ek olarak mülki amirin de doğrudan tedbir kararı verebilmesi olmuştur. Bu tedbir kararları şöyledir: 

• Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması. 

• Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması. 

• Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi. 

• Hayatî tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması. 

• Gerekli olması halinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması halinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması (Tomanbay ve diğerleri, 2013).

Fakat yine de mülki amirin vereceği tedbir kararları aile mahkemesinin vereceği tedbir kararlarını tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Aile mahkemesi hakimlerinin verebilecekleri hükümler ve tedbir kararları “Önleyici tedbir kararları”, “Koruyucu tedbir kararları” ve “Suçlara ilişkin saklı tutulan hükümler” olmak üzere üçe ayrılır;

4.1.1.1. Önleyici Tedbir Kararları

Kişinin evli olması durumunda ortak yerleşim alanından farklı yerleşim yerine geçilmesi; çalıştığı yerin değiştirilmesi; ciddi derecede hayati tehlike bulunuyorsa 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu gereğince kişinin kimliği ve diğer belgelerinin değiştirilmesi.

4.1.1.2 Koruyucu Tedbir Kararları

Kanunun örneklediği, sınırlandırmadığı, hâkimin takdir yetkisine bıraktığı kararlar, şiddet uygulayan bireye aile mahkemesi hakiminin ihtarı; ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişilerin iş yerlerine, okullarına, konutlarına yaklaşamaması; çocuklarla yapılacak kişisel ilişkinin refakatçi dahilinde olması, sınırlandırılması yahut kaldırılması; korunan kişilerin özel eşyalarına veya konutuna zarar vermemesi; iletişim araçları aracılığıyla veya sair surette rahatsız etmemesi; kanunen taşıma izni olan silahların kolluk kuvvetlerine teslimi; silahın üzerine kamu görevi nedeniyle zimmetli olması durumunda dahi kuruma teslimi; korunan kişi/kişilerin bulundukları yerlerde uyuşturucu/alkol/uyarıcı herhangi bir madde kullanmaması veya söylenilen maddelerin etkisinde iken korunan kişilere yaklaşmaması, eğer şiddet uygulayan kişinin bağımlılığı var ise muayene ve tedavisinin yapılması.

4.1.1.3. Suçlara İlişkin Saklı Tutulan Hükümler

Aile içi şiddet dolayısıyla resmi makamlarla ilişkilenmiş olsa da kişinin izinsiz silah bulundurması ya da uyuşturucu kullanması gibi bizatihi suç olan durumların kavuşturulması ayrıca yasa gereği olarak yapılır. Böyle durumlarda hâkim gereğinde denetimli serbestlik tedbirlerine ya da mahkumiyete karar verebilir (Md. 5).

Bu yeni yasa ile şiddet veya şiddet tehlikesinin varlığı durumunda herkes durumu resmi makamlara ihbar edebilir.

4.2 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri

Yasa yedi gün yirmi dört saat şiddetin önlenmesi ve izlenmesine yönelik destek hizmeti verecek profesyonellerle birlikte çalışan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) kurulmasını öngörmektedir. Bu destek hizmetleri kurumsal destek hizmetleri, korunan kişilere yönelik destek hizmetleri ve şiddet uygulayan kişiye yönelik destek hizmetleri olmak üzere sıralanır. 

• Kurumsal destek hizmetleri 

 Koruyucu ve önleyici tedbir kararları ile zorlama hapsinin verilmesine ve uygulanmasına ilişkin veri toplayarak bilgi bankası oluşturmak, tedbir kararlarının sicilini tutmak.

 Korunan kişiye verilen barınma, geçici maddi yardım, sağlık, adlî yardım hizmetleri ve diğer hizmetleri koordine etmek. 

Gerekli hâllerde tedbir kararlarının alınmasına ve uygulanmasına yönelik başvurularda bulunmak. 

Bu kanun kapsamındaki şiddetin sonlandırılmasına yönelik bireysel ve toplumsal ölçekte programlar hazırlamak ve uygulamak. 

Bakanlık bünyesinde kurulan çağrı merkezinin bu kanunun amacına uygun olarak yaygınlaştırılması ve yapılan müracaatların izlenmesini sağlamak. 

Bu kanun kapsamındaki şiddetin sonlandırılması için çalışan ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmak.

• Korunan kişilere yönelik destek hizmetleri 

Kişiye hakları, destek alabilecekleri kurumlar, iş bulma ve benzeri konularda rehberlik etmek ve meslek edindirme kurslarına katılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmak. 

Verilen tedbir kararıyla ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesine yönelik önerilerde bulunmak ve yardımlar yapmak. 

Tedbir kararlarının uygulanmasının sonuçlarını ve kişiler üzerindeki etkilerini izlemek. 

Psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde yardım ve danışmanlık yapmak. 

Hâkimin isteği üzerine; kişinin geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal, ekonomik ve psikolojik durumu hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak. 

İlgili merci tarafından istenilmesi halinde, tedbirlerin uygulanmasının sonuçları ve ilgililer üzerindeki etkilerine dair rapor hazırlamak. 

29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri uyarınca maddi destek sağlanması konusunda gerekli rehberliği yapmak.

• Şiddeti uygulayan kişiye verilecek destek hizmeti 

Hâkimin isteği üzerine; kişinin geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal, ekonomik ve psikolojik durumu ile diğer kişiler ve toplum açısından taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak. 

İlgili makam veya merci tarafından istenilmesi halinde, tedbirlerin uygulanmasının sonuçları ve ilgililer üzerindeki etkilerine dair rapor hazırlamak. 

Teşvik edici, aydınlatıcı ve yol gösterici mahiyette olmak üzere kişinin; 

• Öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmasına, 

• Alkol, uyuşturucu, uçucu veya uyarıcı madde bağımlılığının ya da ruhsal bozukluğunun olması halinde, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olmasına, 

• Meslek edindirme kurslarına katılmasına, yönelik faaliyetlerde bulunmak. (Tomanbay ve diğerleri, 2013)

Güncelleme*

Türkiye Cumhuriyeti, Kadına şiddet alanında yasal çerçeve oluşturan ve bu alana yönelik uluslararası bağlayıcılığa sahip olan ilk düzenleme olması yönüyle bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) “ni 2011 yılında imzalamıştır (Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü “Türkiye’de Kadın”, 2019).

19.03.2021 tarihinde Resmi Gazete’de sözleşmenin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince karar verildiği duyurulmuştur (T.C. Resmi Gazete, 19 Mart 2021, sayı 31429).