Dostluk birbirini insani nitelikleri ile gören, birbirini insan olarak eşit görenler arasında kurulur. Mevki ve güç unsurlarının öne çıkarıldığı bir ilişkide dostluğun kurulabilmesi mümkün değildir. Dostlar birbirlerine hizmet ederek, birbirlerinin engellerini kaldırırlar. Birbirlerinin yeteneklerini fark eder, birbirlerini destekler ve teşvik ederler. İki insan da iyiliği hayatlarının merkezine aldığında, dostluk uzun ömürlü olan bir ilişkiye dönüşür. Nezaket, birbirine karşı hassasiyet, merhamet ve sevgi, ilişkide hakkaniyet, kişilik farklılıklarına saygı, hatalar karşısında uyarıcılık, rehberlik ve affedicilik dostluk ilişkisini besleyen temel özelliklerdir.

İnsan kendisiyle uyumlu olduğu sürece diğer insanlarla da uyumlu ilişkiler oluşturur. Çoğu zaman, ilişkinin kalitesini ve yönünü karşımızdaki kişi değil, kendimize duyduğumuz saygı ve güven belirler.

İnsanlar arasında güven oluşumunu hızlandıran en önemli davranış insanlara içten selam vermektir. Bir insana selam vermek onun varlığını fark etmektir. Selam verirken bedenimizle selam verdiğimiz kişiye yönelmek, tebessüm etmek, göz teması kurmak ve iyi bir temennide bulunmak karşıdaki kişiye kabullenildiğini hissettirir. Kendisine hoş bir an yaşattığınız kişi sizi unutmaz. Bu durumun içtenlikle tekrarı ise iki insan arasında güvenin oluşumunu hızlandırır.

İnsanın fark edilmesi, ortaya koyduğu söz ve davranışın takdir edilmesi, fark edilen İnsanın bilincine kabul edilme ve onaylanma şeklinde yansır. Onaylanma kişinin kendisine olan saygısını ve güvenini besler. Çünkü fark edilmiş olan insan, anlam ürettiğini, ürettiği anlamın hayatı ve dünyayı zenginleştirdiğine tanık olmuş, evrende bir iz bırakmıştır.

İnsanlarla iletişiminizde karşınızdaki insandan elde ettiğiniz kazanım ve etkileri ona doğrudan ifade etmeniz onun hayatınıza kattığı değeri fark etmesini sağlar. Bu fark ediş karşınızdaki insanda içsel tatmin oluşturacağından ilişkinin ve güvenin güçlenmesine neden olur.

İlişkilerde az konuşup çok dinlemek karşımızdaki insanın bize olan yakınlığını arttırır. Çünkü içten dinlemek, bir insana kendi ilgimizi, zamanımızı hediye etmektir. İnsanlara kendilerinden, deneyimlerinden bahsetmeleri için içten sorular sorun. İnsanlar kendi deneyimlerine değer verildiğini hissettiklerinde kendilerini önemli hissederler. Kendilerini mutlu eden insanı kabullenmeye hazırdırlar. Onların olumlu deneyimlerini onaylamanız, ilişkiyi güven boyutuna taşırken sizin de diğer insanların deneyimlerinden öğrenerek içsel zenginleşmenizi sağlar.

Ödül verene yaklaşmak ve ceza verenden uzaklaşmak insan ilişkilerini yönlendiren temel ilkelerden biridir. İnsanlar kendilerini geliştiren, güven ve huzur veren insanlara yaklaşır, kendilerine sıkıntı veren, kaygı ve stres oluşturan insanlardan ise uzaklaşırlar. İlişkinin ödülü olan manevi memnuniyet, ilişkinin getirdiği sıkıntının çok üzerinde ise insanlar bu ilişkileri kaybetmemek için çaba harcarlar. İnsanlar kendilerine olumlu duygular ve güzel anlar yaşatan insanlarla daha fazla birlikte olmak isterler.

 

İlişkiler, tarafların kendinden çok diğerinin varlığına odaklanmasıyla güçlenir. Karşınızdan ilgi ve destek bekliyorsanız bunu önce ona vermeniz gerekir.

İnsan ilişkilerinde duygular bulaşıcıdır. Olumlu duygular olumlu duygular, olumsuz duygular olumsuz duyguları harekete geçirir. İlişkilerinizde muhatabınıza göstereceğiniz nezaket, saygı, içtenlik çoğunlukla karşınızdaki insanda da size yönelik benzer davranış ve duyguları harekete geçirir.

İnsan ilişkilerinde yaşanan ikili duygular farklı davranışları doğurur. İlişkiyi kaybetme korkusu sevgiyle birleştiğinde, uyum; öfke korkuyla birleştiğinde, şiddet; korku üzüntüyle birleştiğinde, ilişkiden kaçma ve uzaklaşma davranışları ortaya çıkar. İnsanların yeteneklerini, olumlu davranış ve işlerini topluluk içinde takdir ederek; onların saygınlıklarını yükseltirseniz hem onlara enerji verir hem de size olan güven ve bağlılıklarını arttırırsınız.

Kişiler yanlış seçimlerinden dolayı başarısız olurlarsa, onları suçlamak yerine yeteneklerine inandığınızı söyleyin. Daha önceki başarılarına ve sahip oldukları olumlu özellikleri onlara hatırlatın. Bu yaklaşımla hatalarından öğrenmelerine ve başarıyı bir sonuç olarak değil, bir öğrenme yolculuğu olarak görmelerine yardımcı olursunuz.

Sahip olduğunuz hoşgörü İnsanlara kendilerini değiştirme gücünü verir. Yargılama ve olumsuz eleştiri, insanları savunmaya iter. Hoşgörü, esneklik ve insanları zayıflıkları ile kabullenme, insanların bize güvenmelerini sağlar. Çünkü insanlar kendilerini olduğu gibi kabul eden, kendilerini yargılamayan insanlar karşısında, savunma silahlarını indirir ve kendilerini açarlar.

İnsanları bir davranış ve erdeme yöneltmenin yöntemi, o davranış ve erdemin onda olduğuna inandığımızı ona söylemektir. Kişiliklerinde bir değeri taşıdıklarını ifade edersek, onlar da o değerin kendilerinde olduğunu ispat etmek için bir çabanın içerisine girerler. Güvensiz davranış gösteren insanlar bile kendilerine gösterilen güveni suiistimal etmek istemezler. Kendisine olumlu bakan bir insanın yaklaşımı karşısında tutarsız olmaktan kaçınırlar.

İnsanlara kendinize davranılmasını istediğiniz gibi davranır, ilişki ve işlerinizde doğru olanı yapar, yapabildiğinizin en iyisini ortaya koyarsanız, değerleri ilke edinen ve güven üzerine oturan ilişkiler geliştirirsiniz.

İnsanlara insan olarak değer verirseniz, onların kendilerine inanmalarına yardımcı olursunuz. İnsanlar güven duydukları insanlara inanırlar. İnsanlar inandıkları insanı dinler ve onu örnek alırlar.