Öfkenin Sağlıklı İfade Edilmesi

öfkenin sağlıklı ifade edilmesi

Öfke, tıpkı sevinç, üzüntü, kaygı duyguları gibi insan organizmasında işlevi olan bir duygudur. Günlük hayatımızda bazen okuduklarımızda bazense sosyal çevremizde “öfkenin bastırılması, kontrol dilmesi, denetim altına alınması, inkâr edilmesi” gibi söylemlerle karşılaşabiliriz. Fakat öfkenin de diğer her duygu kadar ifade edilmesi gerekir, ancak sağlıklı bir biçimde ifade edilmesi hem kişilerin bireysel ruh sağlığı hem de kişiler arası iletişimin pozitif yönde ilerlemesi açılarından büyük önem arz etmektedir.  

Öfke genellikle tatmin edilmemiş istek, ihtiyaç ve beklentilerin duygusal tepkisel bir sonucudur. Haliyle, öfkelendiğimiz zaman bizi neyin öfkelendirdiğini anlamamız çok önemlidir. Ancak bu şekilde öfkemizi ortaya çıkaran ihtiyacımızı anlar ve bu ihtiyacı karşılamak için adımlar atabiliriz.

Fakat bu pek kolay olmayabilir. Öfkenin sıklıkla kontrolsüz ve yıkıcı davranışlara yol açtığı görülür. Örneğin, romantik ilişkilerde partnerimize öfkelendiğimizde bunu ona bağırarak ya da bir şeyler fırlatarak gösterdiğimizde bu ilişki için sağlıklı bir tepki değildir, çünkü karşı tarafta savunmaya yol açabilir, biz anlaşılmadığımızla ve ihtiyaçlarımızı fark etmemekle, partnerimiz ise bizi anlamamakla ve kendisini tehdit altında hissetmekle kalır. Hal böyle olunca, öfke ihtiyaçlarımıza ve isteklerimize karşı bizi uyarma işlevini yerine getiremez ve yıkıcı bir duruma yol açar.

Yani, kontrol edilmesi gereken aslında öfke duygusunun kendisi değil, onun ifade ediliş biçimidir. Öfke etkin ve sağlıklı bir biçimde kullanıldığında yararlı olacak bir duygudur.

Öfke şiddet için bir neden değildir, ayrıca haklı çıkma aracı, başkalarını suçlamanın yolu, problem çözme yöntemi, intikam alma yolu ya da diğer insanları kontrol etmek için bir araç değildir. Öfkenin kaygı, suçluluk, depresyon, bağımlılık gibi diğer duyguları barındıran bozukluklarla ve durumlarla ilgisi olabilir. Esasen öfke alınma, anlaşılmama, reddedilme gibi durumlara tepki olarak ortaya çıkar. Bu nedenle öfkelendiğimizde, bunun ardındaki ikincil durumları keşfetmemiz gerekir.

Peki öfkenin sağlıklı bir biçimde ifade edilmesi nasıl olur?

Öncelikle öfkenin işlevsel olabilmesi için bastırılmaması, inkâr edilmemesi ve kabul edilmesi gerekir. Öfkeye böyle yaklaştığımızda, onu yapıcı bir şekilde ifade etmemiz de daha kolay olur. Önceki paragrafta bahsettiğimiz üzere öfkenin ardındaki diğer duygularımızı keşfetmemiz gerekir. Bu her zaman kolay olmayabilir. Günlük yaşamımızda kendimize şu soruları sormak öfkemizin ardındaki duygu ve durumları, ihtiyaç ve beklentilerimizi keşfetmemize yardımcı olur: öfkemi ne tetikliyor, öfkem tetiklendiğinde ne yapıyorum ve bu yaptığım bana nasıl hissettiriyor, öfkem tetiklendiğinde verdiğim tepki karşı tarafa ne hissettiriyor olabilir, öfkemi tetikleyen bir durumda gösterdiğim davranış problemlerimi çözüyor mu vb.

Eğer öfkemizi ciddi derecede saldırganlıkla ifade etmeyi öğrenmişsek veya buna alışkınsak ve öfkemizi gösterme biçimimiz günlük yaşamımızda işlevselliğimizi bozuyorsa, destek almadan öfkemizi sağlıklı bir yöntemle ifade etmekte zorlanabiliriz. Bu noktada psikoterapi sürecine başlamayı düşünebiliriz.

Kaynakça

Lemay, E. P., & Venaglia, R. B. (2016). Relationship expectations and relationship quality. Review of General Psychology, 20(1), 57–70. https://doi.org/10.1037/gpr0000066


Emin Terapi Merkezi’nden randevu almak için bize bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bireysel terapi sayfamıza geri dönmek ve bireysel terapinin ne olduğunu öğrenmek için şu sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Ankara Emin Terapi Merkezi Instagram Sayfamızı Ziyaret Edin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir