Post Partum (Doğum Sonrası) Depresyonu Nedir?

post partum

Yeni doğum yapmış annelerde zaman zaman yaşanan bir süreç olan post partum depresyonu, genel olarak annelerin kendilerini yetersiz bulmalarıyla kendini gösterir. Örneğin bebeğin ağlaması, ilk başlarda annesinin memesini emmekte zorlanması gibi olağan sayılabilecek durumlar annenin kendini yetersiz hissetmesine ve buna bağlı olarak kendini suçlamasına sebep verebilir. Sıklıkla süregelen ağlama isteği, yakın ilişkilerde bozulmalar, kendini yetersiz ve çirkinleşmiş, anneliğini ise beceriksizce bulmak gibi belirtiler post partum depresyonu ile ilişkilendirilebilir. Bu süreçte hatırlanması gereken ana konulardan biri bu durumun olağan olduğu olacaktır. Nasıl ki soğuk algınlığı yaşadığımızda ateşimiz çıkarsa post partum depresyonu geçiren bir yeni annenin de ağlama arzusu hissetmesi, olumsuz olayları kendi benliğine atfedip buna bağlı olarak kendine yönelik suçlayıcı bir tavra bürünmesi de olağan semptomlar olarak düşünülmelidir.

Post partum depresyonu, normal depresyondan çok farklı bir durum değildir. Doğumdan birkaç ay sonra görülmesi dışında depresyondan farkı yok denecek kadar azdır. Bununla birlikte evinizde sizden bir parça taşıyan yeni bir canlının yaşamaya başlamış olması başlı başına çok büyük bir değişikliktir. Bu yeni sürece ve ebeveyn olmak gibi yeni bir role adapte olmaya çalışırken yaşanan büyük değişimler annelerin duygularının nedenlerini araştırmalarına olanak sağlamayabilir. Ya da yaşanan bu duygusal zorluğun farkında olsalar da çocuklarına hissetmeleri gereken duyguyu hissedemiyor olduklarını düşünüp bu yaşadıklarından utanır ve kimseyle paylaşmak istemeyebilirler. Ancak şu hatırlanmalıdır ki bir yardım almak, bu sürecin çok daha kolay geçmesine olanak sağlayacaktır.

Post Partum Depresyonu Neden Yaşanır?

Biyolojik, duygusal, toplumsal gibi birçok neden, yeni doğum yapmış anneleri post partum depresyonuna sürükleyebilir. Östrojen, progesteron, prolaktin ve kortizol gibi hormonların doğum sonrasında çok yüksek ya da çok alçak seviyelerde olması ya da birden yükselmesi veya birden alçalması bu sebepler arasında görülmektedir. Doğum yapmanın fiziksel açıdan zorlayıcı bir deneyim olduğu da aşikardır. Ek olarak bebeğe ilgi göstermek, kişisel işlere koşturmak, evdeki büyük kardeşlerin ilgi görmek istemesi gibi anneyi yoracak birçok tetikleyici etmen ortaya çıkabilir. Toplumsal olarak anne olmaya yüklenen anlamla beraberinde gelen yeni roller ve annenin öncesinde yaşadığı kayıp, depresyon, yas gibi olumsuz yaşam olayları da bu süreçte post partum depresyonuna zemin hazırlayabilir.

Post Partum Depresyonuna Yapılabilecek Müdahaleler

Post partum depresyonu söz konusu olduğunda bir uzmandan yardım almanın yanı sıra yapılabilecek müdahaleler de vardır. Örneğin depresyonu ilacı kullanımı bu sürece yardımcı olabilir ancak emziren annelerde çocukları açısından riskli bir seçim olacaktır. Yalnız kalmamak ve duygulardan konuşmak, post partum depresyonu yaşayan annelere iyi gelecek müdahalelerden biridir. Hayatlarının bu yeni sürecine ayak uydurmaya çalışırken yardım tekliflerini kabul etmek de bir başka iyileştirici müdahale olacaktır. Düzen, temizlik gibi konularda eskisi gibi olamamanın suçluluğunun yaşanabildiği bu süreçte eski düzenin henüz yakalanamayacağını kabul etmek gerekir. İyi uyku uyumak, sağlıklı besinler tüketmek ve mümkünse egzersiz yapıyor olmak da yaşanılan bu süreçte depresyonu azaltacak müdahaleler arasındadır.

Kaynakça

O’hara, M. W. (1987). Post-partum ‘blues,’depression, and psychosis: A review. Journal of Psychosomatic Obstetrics & Gynecology, 7(3), 205-227.


Emin Terapi Merkezi’nden randevu almak için bize bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bireysel terapi sayfamıza geri dönmek ve bireysel terapinin ne olduğunu öğrenmek için şu sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Ankara Emin Terapi Merkezi Instagram Sayfamızı Ziyaret Edin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir